Değerli okuyucularımız,
Adalet mülkün temeli, tüm zamanları kuşatan
en geniş bağlamda hem adil olanın sağlanması, hemde felsefi açıdan neyin adil olduğunun
tartışmasını içerir.
Adalet kavramı, etik, akılcılık, hukuk, din,
eşitlik, ve hakkaniyeti de içeren bir çok alana,
farklı görüşlere ve perspektiflere dayanan gü-
venli bir limandır.Küresel dünyadaki nimetlerin
şükür ve yetisine doymayan yönetimler ve insanlık, adaleti kendi ihtiras ve egolarının tatmini yolunda maalesef feda ettiler.
Peki adalet olmayan bir dünyadan ne beklenebilirdi.?
Açlık, yokluk, işsizlik, zulüm, adaletsizlik, savaşların gölgesinde tükünen bir zamandan
yankılanan acının, kıyımın, dökülen kan, ve
gözyaşlarının yüreklere, bıraktığı tahribattan
başka insanlara ne kar kaldı. Yıllarca adaletsizliğin baş kaldırdığı bir dünya, düzeninin dayatmalarına dayanamayan,
mazlum insanlar maalesef hayatın baharında
gözlerini dünyaya yummak zorunda bırakıldı.
Değerli okuyucularımız bu gün dünyada sadece, açlıktan ölen insan sayısı günde 25 bin insan olduğu ve bunu yıla vurduğumuz zaman
günümüz vebasından ne kadar fazla ölümlere
neden olduğunu, ve bu da adaletsizliğin insanlara verdiği kötü bir reçetenin sonucu değil midir? Hayatımızın her safhasını kuşatan adalet ile birlikte yaşadık, adaletsizliğe dur demesini
bilemedik.
Adalet ipine sımsıkı sarılmadığımız için, başımıza bunca musibetler musallat oldu.Kısacası
biz istedik, şimdi semeresini çekiyoruz.
Hz Ömer ben minareyi yıkarım, ama adaleti
yıkmam.
Hz Muhammed adaletsizliğe ve haksızlığa boyun eğen dilsiz şeytandır.
Eğer adaletsizliğe boyun eğerseniz, hakkınızla
birlikte şerefinizi de kaybedersiniz.
Hz Ömer müslüman ülkelerin dağlarına,
buğdaylar serpin ki hayvanlar açtır denilmesin.
İşte adaletin yukarıdaki verilen örneklere bakarak adaletin tesisi için, toplum ve yönetimlerden soyutlanamayan birer bireyler olduğumuzu unutmayalım.
Değerli insanlar, nasıl ki küresel bir virüs, bizleri ve dünyayı esir aldıysa, bizler de insanların
hayatlarını tehlikeye atmamak için, sosyal izo-
lasyona, aşı yapmaya, devletimiz ve sağlıkçılarımız ikaz ve uyarılarda bulunuyorsa, bizlerde: adaletli bir Türkiyenin istikrar ve selahiyeti için
İşsiz insanlarımız için
Yoksulluk ve açlık için
Esnaf ve Sanatkarlarımız için
İşini ve aşını kaybeden insanlar için
Atama bekleyen boştaki yığılan gençlerimiz için devletimize ve bazı insanlarımıza diyoruz ki
musibet insanları öldürmez.Adaletsizlik insanı
öldürür.
Değerli okuyucularımız adaletin iklimi herkese yetecek kadar büyüktür.Yeter ki adaletin
ipine sımsıkı sarılıp, onu bırakmadıkça bu adalet iklimi hepimizi kuşatarak bizlerin yaşamsal
hayatlarımıza bir güneş olup, yarınlara güven,
ve huzur içinde ilerlememize ışık olacaktır.
Saygı ve sevgilerimle