Türkiye’mizin yönetimine talip olan iktidar kadrosunun oluşmasında söz sahibi olan bu ülkenin mümtaz 84 milyon insanımız:
Zararıyla, karıyla ortak olarak yaşadığımız bu aziz vatanda, zarar kardan ağır basıyorsa bu dengesizliği ortadan kaldırmak, ülkenin ve milletin refaha ve istikrara kavuşmasını istemek, bu yolda çaba sarf etmek hepimizin asli görevi, ve birincil hedefi olmalıdır.Malumunuz hedefe ve başarıya ulaşmak, bu gün ülkemizi kasıp kavuran, insanların ağır ekonomik yükün altında her gün belinin bükülmesine mahal veren yangında aranması gereklidir.
Şayet bugün yaşadığımız, hiç hak etmediğimiz bu ekonomik darboğazın yaşanmasını, ve nedenini, küresel dış gelişme ve başka olaylara bağlamak doğru değildir.Dümen kaptanda,yönetilenler bu ülkede tabiri caizse birer yolcu ise, bu yolcuların selameti tamamen kaptana bağlıdır.Eğer kaptan bu dümeni doğru yönlendiremiyorsa, bu hata kimseye ve başka nedenlere evrilmemesi gerekir.Son bir yılda hiç alışmadığımız, şok ve ağır bir develasyona maruz kaldık.Paramız oldukça değer kaybetti.Yaşam standartlarımız oldukça karamsar bir atmosfere yerini bıraktı.Yaşanan bugünkü tablo hepimizin yaşadığı, ve gözlerimizin önünde cereyan eden somut birer delillerdir.Hak ve adalete bağlı kalmak doğruya doğru; yanlışa yanlış deme erdemine sahip olmayı gerektirir.Eğer bugün kişisel çıkar ve menfaat bu ülke ve milletin önünde gidiyorsa, bu ülkenin derman bulması rüyadır.Bu ülkenin yönetiminin şekillenmesinde son sözün sahibi gene de siz değerli milletimizin vereceği kararla şekillenecektir.Bugün yönetenler doktor, yönetilenler tabiri caizse şifa bekleyen birer hasta ise, kendi derdinin şifasını teşhis edecek ve derman hekimide seçme ve arayışıda sizlerin elinizdedir.
Saygı ve sevgilerimle
