Batman'ın devasa sorunlarını seyretmenin zamanı değildir!
Gazeteci olarak kaleme aldığım “Batman Boğuluyor” başlıklı yazının ardından, yazının farklı bir gazetecide yeni bir yazının ortaya çıkmasına vesile olduğunu öğrenmek benim için ayrıca anlamlı oldu
09/09/2026 05:31 | Son Güncelleme : 16/09/2026 19:55 | Okunma Sayısı : 124 | Cüneyt Alphan
.
Türkiye gazeteciliğinin saygın isimlerinden, yıllardır yazılarıyla kamuoyunda gündem oluşturan gazeteci Saygı Öztürk, “Batman Boğuluyor” yazımı Batmanlı olduğunu öğrendiğim gazeteci-yazar M. Latif Yıldız’a (75) göndermiş.
Mülkiye Başmüfettişi ve eski Vali Mahmut Esen de yazısını bana gönderdi. Mahmut abi göndermeseydi haberim olmayacaktı.
Böylece, Batman'ın dününü ve bugününü yakından bilen, 56 yıllık gazetecilik ve öğretmenlik deneyimine sahip, 75 yaşındaki M. Latif Yıldız'ın kaleme aldığı bu yazıdan haberdar oldum.
Mahmut Esen'i de burada özellikle anmak isterim. Kendisi yalnızca yakın bir dostum değil; sürekli tezler, araştırmalar ve analizler kaleme alan, zaman zaman benim de yazılarına yer verdiğim, güçlü kalemi olan bir isim. Bu yazının bana ulaşmasına vesile olduğu için kendisine ayrıca teşekkür ediyorum.
Gazeteciliğin güzel taraflarından biri de budur:
Bir yazı başka bir yazıyı, bir düşünce başka bir düşünceyi doğurur.
Ben Batman'ın bugünkü sorunlarına dikkat çekmeye çalışırken, Latif Yıldız kendi yaşamının ve Batman hafızasının içinden meseleye bakmış.
Ortaya çıkan yazının, Batman'ın sorunlarının daha geniş bir zeminde tartışılmasına katkı sağlayacağına inanıyorum.
Şimdi sözü, Batman'ın dününe de bugününe de tanıklık etmiş olan M. Latif Yıldız'a bırakıyorum.
Batman'ın devasa sorunlarını seyretmenin zamanı değildir!
Bu sabah, 50 yılı aşkın meslektaşım ve dostum gazeteci Saygı Öztürk'ün WhatsApp'tan gönderdiği Cüneyt Alphan'ın yazısıyla güne başladım.
Cüneyt Alphan'ın “Batman Boğuluyor” başlıklı yazısını okudum. İçim parçalandı. Çünkü ben Batman'ın yalnızca bugünkü halini değil, İluh (Elixe) köyüyken dününü de bilenlerdenim.
1952'de, 30-40 haneli bir köy olan Seregir Mahallesi'ne ilk gelen ailelerden biri de babamdı. İlk iki yıl evlerinde kiracı olarak kaldığımız Selahattin Arı'yı ve çocukluk, okul arkadaşlarımı hatırlıyorum. 3-5 kişiden başka kaç kişi hayatta kaldı, bilmiyorum.
1948'den sonra kara altın petrol sayesinde büyüyen; çalışanlarıyla üreten, 1955'te 4.713 nüfusa karşılık 2 bini aşkın petrol işçisi bulunan bir kasaba iken bugünkü Batman'a dönüşen şehri gördüm.
1973'e, yani 21 yaşıma kadar Batman'da çocukluğum, gençliğim; ilk gazetecilik ve öğretmenlik yıllarım geçti. Batman hâlâ hafızamda capcanlı yaşıyor.
O yıllarda Batman'da petrol yalnızca yerin altından çıkarılan bir servet değildi; işti, ekmekti, umuttu, gelecekti.
Batman Rafinerisi, sondaj ve çeşitli birimlerde binlerce petrol işçisi çalışıyor; farklı mesleklerden ve farklı kültürlerden insanlar aynı hayatın içerisinde birbirlerine tutunuyordu.
Şimdilerde, yani 2026 yılında ise intihar, uyuşturucu, çeteleşme, kavga, işsizlik ve gençlerde umutsuzluk gibi ağır sorunların konuşulduğu bir Batman tablosuyla karşı karşıyayız.
Elbette geçmişi romantikleştirmenin anlamı yok. Öyle bir niyetim de yok.
Ancak binlerce petrol işçisiyle 25-30 bin insanı besleyen; çalışanıyla, esnafıyla, öğretmeniyle, doktoruyla, mühendisiyle, işçisiyle kendine yeten; farklılıkların birlikte yaşadığı örnek bir yerleşim yeriydi.
Elbette o günlerin de sorunları vardı.
Ama bugün karşımıza çıkan tablo beni üzüyor ve sarsıyor.
İntihar… Uyuşturucu… Çeteler… Kavgalar… Cinayetler… İşsizlik… Gençlerin umutsuzluğu…
Bir şehrin ekonomik ve sosyal dönüşümünü sorgulamak herkesin hakkı olduğu kadar, Batman'ın ilklerinden biri olan benim de en tabii hakkım diye düşünüyorum.
Mesele şu:
Batman neden bu hale geldi?
Gençler neden umutsuz?
İşsizlik neden çözülemiyor?
Uyuşturucu neden yayılıyor?
İntiharların nedenleri niçin araştırılmıyor?
Çeteler ve suç örgütleri neden bu kadar görünür hale geliyor?
Petrolün şehre ve insanına katkısı neden yeterli değil?
Ve en önemlisi:
Bu şehrin geleceği için somut olarak ne yapacaksınız, ne yapacağız?
Ben Batman'ın eski günlerini özlediğim için bugünü karalamıyorum.
Tam tersine, Batman'ı sevdiğim için bugün susmuyor, yazıyorum.
Çünkü insan doğduğu, büyüdüğü, anılarının geçtiği bir şehrin acısını görünce tarafsız kalamaz.
Yerel yönetime sorular
Burada ilk sorum Belediye Başkanı'na (Kayyım) ve Sayın Valime sormam gerekiyor:
Batman'ın gençleri işsiz ve umutsuz. Batman için hangi projeleri üretiyorsunuz?
Petrolün şehre sağladığı ekonomik imkânlar neden daha güçlü bir istihdam ve üretim politikasına dönüşmüyor?
Son yıllarda, özellikle 2026 yılında, şehirde uyuşturucu ve çeteleşmeyle mücadele neden daha kararlı yürütülmüyor?
İntiharların toplumsal nedenleri ciddi biçimde araştırılıyor mu?
Batman yalnızca olaylarla gündeme gelecek, hatırlanacak bir şehir olmamalıdır.
Siyasi partilerin de sorumluluğu var
Sözüm yalnızca idari ve yerel yönetime değil.
DEM Parti de Batman'ın sorunlarının üzerini siyasi sloganlarla örtmemelidir.
Halkın kültürel ve demokratik talepleri elbette önemlidir. Fakat gençlerin işsizliği, uyuşturucu, eğitim sorunları, kadınların ve çocukların geleceği, şehirdeki ekonomik durgunluk ve sosyal çözülme de en az bunlar kadar önemlidir.
Zılgıt atmak kolaydır; asıl mesele Batman'ın gençlerine iş, eğitim, özgürlük ve gelecek sağlayacak projeler ortaya koymaktır.
Bu konularda neler yaptınız? Hangi proje ve etkinliklerde bulundunuz?
Bizzat şahsım, DEM Parti milletvekiline WhatsApp üzerinden Batmanlı gazeteci olarak yönelttiğim sorulara cevap vermeyi bırakın, aylarca mesajıma dönüş yapmayan milletvekilini parti içinde hangi birim denetliyor, doğrusu çok merak ediyorum.
HÜDA PAR da çözümün tamamı değildir
Bir başka gerçeği de göz ardı edemem.
Batman'da üçüncü parti konumunda olan HÜDA PAR'ın tarikat ve cemaat eksenli siyaset anlayışının da Batman'ın geleceğine çare olmadığını düşünüyorum.
İnsanların inançlarına saygı ve teşvik başka şeydir; dini, cemaatleri veya tarikatları siyasal ve toplumsal hayatın belirleyici ekseni haline getirmek başka şeydir.
Bunu boş biri olarak yazmıyorum.
Seyda Melle Avdilkerim'in medresesinde dini eğitim ve fıkıh bilgileriyle donatılmış; öğretmen ve gazeteci olarak Konya'da başta Günaydın, Sabah, ATV, Star TV ve mahalli-bölgesel gazetelerde 56 yıl çalışmış biri olarak yazıyorum.
Batman'ın ihtiyacı, gençlerini herhangi bir siyasi yapının etkisine terk etmek değildir.
Gençleri inançlı, evet; ama aynı zamanda çağdaş, bilimsel eğitim ve üretimle geleceğe hazırlamaktır.
Batman'ın çocuklarının ve gençlerinin kaderi ne herhangi bir siyasi partinin ne de herhangi bir dini yapının vesayeti altında değildir, olmamalıdır.
Herkes aynı soruya cevap vermeli
Tekrar ediyorum:
İtirazım herhangi bir partinin varlığına değil; hangi siyasi anlayış olursa olsun, Batman insanının gerçek sorunlarının ikinci plana itilmesinedir.
İster iktidar, ister DEM Parti, ister HÜDA PAR, ister başka bir siyasi parti olsun; Batman halkından oy isteyen herkes şu soruya cevap vermelidir:
“Bu şehrin gençlerine nasıl bir gelecek vereceksiniz?”
Çünkü gençlere iş ve umut vermeyen; uyuşturucuyla, suçla ve sosyal çöküşle mücadele etmeyen hiçbir siyasi anlayış Batman'ın geleceğini kurtaramaz.
Batman için ortak bir program şart
Batman bugün yalnızca ekonomik değil, sosyal alarm veriyor.
İntiharın, uyuşturucunun, işsizliğin, şiddetin ve umutsuzluğun sıradanlaşmasına izin veremeyiz.
Şehrin bütün siyasi aktörleri, belediyeleri, milletvekilleri, kamu kurumları, sivil toplum örgütleri, meslek kuruluşları ve aydınları bir araya gelmeli; Batman'ın sorunlarını rakamlarla ortaya koymalı ve ölçülebilir bir “Batman Sosyal ve Ekonomik Kurtuluş Programı” hazırlamalıdır.
75 yaşındayım.
Batman'ın dününü de gördüm, bugününü de görüyorum.
Geçmişi geri getiremeyiz; ama Batman'ın geleceğini değiştirebiliriz.
Bunun için artık birbirimize slogan atmanın, birbirimizi suçlamanın zamanı değildir.
İktidar seyretmemeli.
DEM Parti yalnızca slogan üretmemeli.
HÜDA PAR inanç eksenli siyaseti geleceğin reçetesi olarak sunmamalı.
Batman'ın ihtiyacı siyasi çıkar veya kutuplaşma değil;
akıl, bilim, üretim, eğitim, demokrasi, hukuk, ahlak, insanlık, özgürlük, iş, aş ve birlikte yaşama umududur.
Batman birçok önemli sorun içinde boğuluyorsa, şehrin geleceğini tehdit eden bu sorunlar karşısında hepimizin ayağa kalkma zamanıdır.
Çünkü bu şehri sadece siyaset değil, Batman'ı
n duyarlı insanlarının çabası yaşatmalıdır.
Saygı ve sevgilerimle.
M. Latif YILDIZ
Bunlar da ilginizi çekebilir
Dilan'dan mektup var! Dilan Polat, Gazeteci İsmail Saymaz'a neler yazdı neler...
Kara para aklama ve vergi kaçırma suçlamalarıyla tutuklanan Dilan Polat’tan mektup geldi. Polat Gazeteci İsmail Saymaz’a mektup yazdı.
2 yıl önceKış hastalıkları, geçmeyen öksürük... Baş etmek için bu yöntemi deneyin!
Mevsim değişikliği ile birlikte artış yaşanan hastalıkların başında öksürük geliyor. Her yaş grubunda sıkça görülen inatçı öksürüğün çaresi mümkün. İşte o yöntemler...
2 yıl önceFilipinler'de hükümet ile Komünist parti, yıllardır süren çatışmaları bitirdi
Filipinler'de hükümet ve Filipinler Komünist Partisi, yıllardır süren çatışmaları sona erdirmek için görüşmelere yeniden başlamayı kabul etti.
2 yıl önce